İnsan sağlığı ve mutluluğu ile ilgili gerçekleşen tüm çalışmalarda 

zihin/beden/ruh üçlüsünden mutlaka bahsedildiği eminim dikkatinizi çekmiştir.

 Fizyoloji ve psikoloji beden ve zihin ile ilgilenirken "ruh" bölümü görmezden gelinmiş,çeşitli haksız saldırılara uğramış ya da ancak bilinen yöntemler işe yaramayınca başvurulan en son çare olarak  tercih edilerek adeta karanlıkta bırakılmıştır.

 

İçinde yaşadığımız evrende aklınıza gelebilecek herşey aslında enerjidir. Fiziksel ve 5 duyuyla algılanabilen her şey önce aslında bir titreşimdir; dolayısıyla tüm evren ve içinde bulunan her şeyin enerjisi vardır.

 

Bilimin gelişmesi ile insanın eski dönemlerde açıklayamadığı,bilemediği ve bu yüzden temeli olmayan tahmin,teori ve yorumlarla tanımlanmaya çalıştığı birçok olay artık bilinir olmuştur.

 

Atomun bölünebilmesi ve atom içi parçacıklarının işletim sisteminin anlaşılması,birtakım teorileri geçersiz kılarken,aynı zamanda da fiziksel olanın ötesi hakkında yepyeni gerçeklerin keşfedilmesine olanak sağlamıştır.

 

Fiziksel bedenimizdeki herhangi bir değişiklik ya da normalin dışında bir durumu genellikle çok geçmeden farkedebilmemize rağmen,kendi enerji alanımızda neler olup bittiğinden pek azımızın haberi var.

 

Genel enerji akışı ve titreşim seviyesi,detaydan bütüne bedenin her bölümünü etkiler. ürettiğimiz düşüncelerimiz, yaşadığımız deneyimler,bakiş açılarımız ve tüm yaşamı nasıl algıladığımız enerji alanımızı ve titreşim seviyemizi belirleyen en önemli faktörlerdir.

 

Bedenimizin ne durumda olduğu ürettiğimiz duygular ve düsünceler ile doğru orantılıdır.

 

 

 

Enerji, devamlı hareket halindedir ve farklı frekanslara sahiptir fiziksele yansımadıkça,5 duyumuz ile tanımlanması mümkün değidir.

 

İşte tam burada sizi ,şu ana kadar belki de hiç deneyimlemediğiniz ya da bulunmadığınız bir alana davet etmek istiyorum..

 

Enerji,insanlar ve diğer canlıların mutluluğu,sağlığı söz konusu olduğunda kayıp olan parçadır

 

Bu eksik parçayı eklediğimizde sadece altıncı his ile algılayabileceğimiz "üçüncü alan" a adım atmış oluruz.

 

Değişim ve dönüşümün mümkün olduğu,bu alanda,şu ana kadar karışık ve içinden çıkılamayanl birçok durumun çözümü,açık ve net olarak görülür.